Bazı insanlar hayatında güzel bir şey olduğunda rahatlamak yerine huzursuz olur. İlişkisi iyi giderken şüphelenir, işleri yoluna girdiğinde kötü bir haber bekler, sakin bir dönemde bile “Bir şey olacak” hissinden kurtulamaz. Çünkü herkes için huzur tanıdık bir duygu değildir. Zihin uzun süre kaygıya, belirsizliğe, eleştiriye ya da hayal kırıklığına alıştıysa, iyi olan şeyler bile güvenli değil, yabancı gelebilir.
İyi hissetmekten korkan kişi aslında mutlu olmak istemiyor değildir. Çoğu zaman mutluluğun ardından gelecek kayıptan korkar. “Çok sevinirsem daha çok üzülürüm”, “Bu kadar iyi gidiyorsa kesin bozulur” ya da “Buna güvenemem” gibi düşünceler, mutluluğa değil, onun kaybedilme ihtimaline verilen tepkilerdir. Kişi fark etmeden sevincini azaltır; böylece kaybettiğinde daha az acıyacağını düşünür.
Bu durum kendini sabote etme davranışlarına dönüşebilir. Kişi iyi giden ilişkide sorun arar, başarıya yaklaştığında geri çekilir, sevildiğinde mesafe koyar. Dışarıdan bakıldığında hayatını bozuyormuş gibi görünse de içeride çoğu zaman bir korunma çabası vardır. “Ben uzaklaşırsam terk edilmem”, “Ben bozarsam hazırlıksız yakalanmam” ya da “Beklentimi azaltırsam hayal kırıklığı yaşamam” düşüncesi kişiyi geçici olarak korur. Ancak aynı savunma, iyi olanı yaşamayı da engeller.
İyi hissetmeyi zorlaştıran nedenler arasında sürekli tetikte yaşamak, değersizlik hissi, suçluluk, kontrol ihtiyacı, duygusal güven eksikliği ve geçmiş hayal kırıklıkları bulunabilir. İnsan bazen sağlıklı olana değil, tanıdık olana yönelir. Bu yüzden tanıdık acı, yabancı huzurdan daha güvenli gelebilir.
Bu döngüyü değiştirmek için güzel bir şey olduğunda gelen ilk düşünceyi fark etmek gerekir. “Bu bozulacak” düşüncesi bir gerçek değil, kaygının ürettiği bir ihtimal olabilir. Geçmişte iyi şeylerin kötü bitmiş olması, her güzel şeyin aynı şekilde sonuçlanacağı anlamına gelmez.
İyi hissetmek bazen kendiliğinden gelmez; öğrenilir. İyileşme yalnızca acıya dayanmak değil, huzur geldiğinde kaçmadan, küçültmeden ve bozmadan orada kalabilmektir. Çünkü bazı insanlar için en büyük değişim mutlu olmak değil, mutluluğu güvenli bulmayı öğrenmektir.
