Bazı dönemlerde insan kendisini sürekli ağlamak üzereymiş gibi hissedebilir. Ortada belirgin bir neden olmadığı halde boğazda düğüm, göğüste sıkışma ve içte yoğun bir doluluk oluşabilir. Küçük bir söz, bir şarkı ya da sıradan bir olay bile gözleri doldurabilir. Bu durum çoğu zaman zayıflık değil, uzun süredir taşınan duygusal yükün görünür hale gelmesidir.
İnsan bazen günlerce, haftalarca hatta aylarca güçlü durmaya çalışır. Üzüntüsünü erteler, öfkesini bastırır, kırgınlığını dile getirmez ve her şeye yetişmeye çalışır. Ancak zihin ve beden bir noktadan sonra bu yükü taşımakta zorlanır. Ağlama isteği de bu birikimin dışarı çıkma biçimlerinden biri olabilir.
Sürekli ağlamak istemek yalnızca üzüntüyle ilgili değildir. Yoğun kaygı, yalnızlık, hayal kırıklığı, bastırılmış öfke, suçluluk, tükenmişlik, uykusuzluk ve zihinsel yorgunluk da ağlama ihtiyacını artırabilir. İnsan bazen yaşadığı son olaya değil, uzun süredir taşıdığı şeylere ağlar. Bu nedenle “Şu an ne oldu?” sorusundan çok, “Son zamanlarda ne kadar yoruldum?” sorusu daha açıklayıcı olabilir.
Ağlama isteği kaygıyla da bağlantılı olabilir. Kaygı her zaman çarpıntı veya panik şeklinde ortaya çıkmaz. Bazı kişilerde iç sıkıntısı, boğazda düğüm, göğüste baskı, sürekli düşünme ve ağlama isteği şeklinde hissedilir. Beden uzun süre alarmda kaldığında duygusal hassasiyet artabilir.
Sürekli ağlama isteği tek başına depresyon anlamına gelmez. Ancak buna uzun süren mutsuzluk, hayattan keyif alamama, isteksizlik, yoğun yorgunluk, uyku ve iştah değişiklikleri, umutsuzluk, değersizlik hissi ve sosyal geri çekilme eşlik ediyorsa dikkate alınmalıdır.
Ağlama isteği geldiğinde onu hemen bastırmak yerine ne anlatmaya çalıştığını fark etmek önemlidir. Duyguyu adlandırmak, son dönemde biriken yükleri düşünmek, güvenilen biriyle konuşmak ve bedeni sakinleştirmek rahatlatıcı olabilir. Ağlama isteği uzun süredir devam ediyor, günlük yaşamı etkiliyor veya kontrol edilemez hale geliyorsa profesyonel destek almak faydalıdır.
Ağlamak her zaman dağılmak değildir. Bazen insanın uzun süredir içinde tuttuğu duyguların kendine bir çıkış yolu bulmasıdır.
