Kendini sabote eden kişi çoğu zaman ne yaptığının farkında değildir. Önemli bir işi erteler, fırsat karşısında geri çekilir, başarıya yaklaşınca motivasyonunu kaybeder veya iyi giden bir ilişkiyi bozacak davranışlar sergiler. Zihin bunu zarar vermek için değil, riskten korunmak için yapar. Ancak bu koruma biçimi zamanla kişinin potansiyelini, özgüvenini ve ilişkilerini zayıflatır.
Bu davranışların temelinde çocuklukta edinilen inançlar, terk edilme korkusu, başarıyla birlikte gelecek sorumluluklardan kaçınma, suçluluk ve yetersizlik hissi bulunabilir. Kişi “Nasıl olsa başaramam”, “Bunu hak etmiyorum” ya da “İyi giderse mutlaka bozulur” diye düşündükçe, korktuğu sonucu kendi davranışlarıyla üretmeye başlayabilir.
Erteleme, mükemmel koşulları bekleme, başarıyı küçümseme, sürekli kendini eleştirme, sağlıksız ilişkilerde kalma ve aşırı sorumluluk alma sık görülen sabotaj biçimleridir. Başta küçük görünseler de zamanla kariyer durgunluğuna, tükenmişliğe, ilişki sorunlarına ve kalıcı özgüven kaybına yol açabilirler.
Bu döngüyü değiştirmek fark etmekle başlar. Hangi durumlarda geri çekildiğini, hangi düşüncenin seni durdurduğunu ve hangi korkudan kaçındığını gözlemlemek önemlidir. Büyük hedefleri küçük adımlara bölmek, iç sesi yeniden çerçevelemek ve başarıyı küçümsememek süreci destekler.
Kendini sabote etmek kişiliğinin değişmez bir parçası değildir. Öğrenilmiş bir korunma biçimidir ve değiştirilebilir. Bazen insanın önündeki en büyük engel yine kendisidir; fakat o engeli fark edip dönüştürecek güç de aynı yerde bulunur.
